Hani olur ya bazen yok yere canınız sıkılır,elinizdekilerin kıymetini bilmezsiniz, herşey bir yüktür omuzlarınızda-olmasa bile-.Yapmanız gereken şeyler gözünüzde büyür de büyür...Nasıl kurtulunur böyle hallerden?Bir hayat gurusu olmasam da bu günden sonra kurtuluş yollarından birinin de doğru insanlarla, doğru yerde olmak olduğunu söyleyebilirim ukala ukala.
Önce biraz enerji toplattırıldı bünyemde uzun süredir(!) görmediğim arkadaşımca(doğru kişi_1).Hafta sonunun ne kadar eğlenceli geçebileceği üzerine kafa yoruldu(dağda insan ne kadar eğlenebilir ki.Tahmin bile edemezsiniz)Biraz da dayak yendikten sonra :) yüzüme bir gülücük oturtuldu.
Akşamsa -bana bu yazıyı yazdıran bu başlığı attıran unutulmayacak akşamlardan biri- enerji kaynağım miso hanım, eşi ve adaşımla(doğru kişi_2,3,4) Ezginin Günlüğü konserinde (doğru yer) buluşulup doğru zamana kadar biralar yudumlandı.
Önce grubun kalbi Nadir Göktürk olanca mütevaziliğiyle arkalarda bir yerde klavyesinin başına geçti.Ardından basçı, baterist, flütçü(!) ve grubun enerji kaynağı gitaristleri Sedat Yapıcı.Eylem Atmaca ve Hüsnü Arkan çıkar çıkmaz da başladılar.Biraz hoplatıp zıplatıp el çırptırdıktan sonra yavaş yavaş kendi içlerimize döndürdüler bizleri.İkisi de hissederek söyledi 'eksik bir şey mi vaaar, yan kalbiiim, sellaküüü' diye böğüren taraftar gruplarına rağmen.Hatta bu gece duyduğum en doğru yorum da bunun üzerineydi:"bu adam bizim için değil kendi için söylüyor."
Gittiğim ilk Ezginin Günlüğü konseriydi ve uzun süredir de dinlememiştim onları; ama şuna karar verdim ki düşünülecek bir "o" olduğunda Ezginin Günlüğü değişilmez oluyor.
Şimdi mi?Şimdiyse gayet mutluyum.Sabah kahvaltıda dededen gelecek 'neden bu kadar geç kaldın' sorusunun cevabı düşünülmeden, içten gelen ezginin günlüğü şarkılarına yine içten içten eşlik edilerek, huzurlu ve güzel bir uyku ile noktalanacak bu gece
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
6 comments:
Ne güzel bir konsermiş, herkes bir hayran, bir hayran. :)
Arkada böğüren grupları gerçekten de merak ettim. :)
kıvırım,
Tamamen aynı fikirdeyiz. Böğüren grup bize dalmadığı için de mutluyuz.
Bilmeyen içmesin kardeşim. Maksimum taşkınlık ağlamak olsun, di mi ama?
"Doğru insan" lafı ne güzel uymuş bize :) Biz demek ne güzel :):)
Öyle ya ali beğ hepimiz hayran kaldık.Amam eksikliğinizi de hissetmedik değil.Sen olsan, hemşirelerin 40 yıldır üzerinde taşıdıkları o ünlü hareketi kendinle özdeşleştirmiş bir insan olarak arkana dönüp işaret parmağını dudağına götürerek susturabilirdin hepsini.Ben de fonda SUS derdim merak etme:)
Bu içip taşan insanlar da hep bizi buluyor ama miso hanım(yeni türkü gecesini hatırlayınız)
Neyse BİZ yine de mutluyuz ama öyle değil mi ama:)
Ya çok özür dileyerek....öyle güzel benzetme yapmış ki kıvır, ali bir an gözümün önüne hemşire kıyafeti ve kafadaki o beyaz başlıkla dudaklarını öne doğru uzatmış "hiiişştt" yaparken beliriverdi :))))))
Bulsunlar kıvırım. Bu arada Yeni türkü gecesini unutmak mümkün mü? Sen sor bakalım ..tay unutmuş mu? Ya o çocuk buralara gelmesin noolur :) Bir de tabi biz cidden çok mutluyuz. Hep mutluyuz. Miso hanım kimseyle olmadığı kadar mutlu sizinle. (Saçlar zıplasınnn)
hoşgeldiniz köşenin delisi,
yorum yazmanız beni çok mutlu etti.Bu arada mevzubahis ali olunca bütün benzetmeler ona yakışır:))))
miso hanım
'o değil de' ...tay odtüye yerleşebilirmiş seneye:)bir bakıyormuşsunuz int bilmem kaçta karşınızda:D
Post a Comment